Rave, sıra sıra sandalyeleri ve vestiyer numarası olan bir etkinlik değil. Saatlerce durmayan bir Floor — çoğunlukla betonun altında, bazen ağaçların altında, neredeyse hiç reklam panolarının altında değil. Arkada çalan şeyin 4/4'lük bir beat'i var. Önde olan şeyse Berlin, Detroit ve London dışındaki bir depo arasında bir yerde başlamış ve o zamandan beri durmamış kolektif bir hareket.
Bu rehberde bir rave'in gerçekte ne olduğu yazıyor — bir müzik biçimi olarak, bir alt kültür olarak, bir outfit mantığı olarak. Google'ın şu an arama kutusunun altında sana önerdiği 6 PAA sorusunu burada eksiksiz yanıtlıyoruz. Artı Google'ın sormadığı ama ilk Floor'unda hemen bilmek isteyeceğin şeyler.
Bu Floor'da nasıl görünüyor — 12 saniyede kompakt:
Tanım
Rave aslında nedir — anlamı, etimolojisi, nelerin dahil olduğu
İngilizce „to rave“ fiili çıldırmak, coşmak, azmak, hayal kurmak demek. 16. yüzyılda bununla deliliği tarif ediyorlardı — artık ulaşılamayan biri. 80'lerin sonunda kelime İngiliz depo partilerine yapıştı, çünkü sekiz saatlik Acid House'un ardından Floor'da tam olarak bu oluyordu: artık ulaşılamayan insanlar, olumlu anlamda.
Bugün bir rave, elektronik müzikli bir dans etkinliği — Techno, House, Drum & Bass, Trance, Hardstyle ya da bunların bir karışımı — ve çoğunlukla tüm gece sürer. Bazen daha uzun. Berghain hafta sonları 60 saat non-stop akar. Konser ya da normal bir club gecesinden farkı budur.
120-150
Techno BPM aralığı
8-60
Floor süresi saat
1988
UK „Second Summer of Love“
4/4
önemli olan tek ölçü
Neyin rave sayıldığı ve neyin sayılmadığı dört yapı taşında netleşir. Biri eksikse daha çok DJ'li bir parti olur — ki o da fena değil, sadece aynı şey değil.
- Ön planda elektronik müzik — canlı grup formatı yok, stage show'lu headliner yok. DJ-booth çoğunlukla hoparlörlerden küçüktür.
- Sahne odaklı değil Floor odaklı — enerji yukarıdan değil crowd'dan gelir. Rave'lerin çoğunda sahne yükseklik farkı yoktur.
- Uzun zaman aralığı, setlist arası yok — DJ'ler 2-6 saatlik setler çalar, arka arkaya birden çok DJ, çoğu zaman net geçişler olmadan. Aktlar arasında değil, boydan boya dans edersin.
- Özünde ticari olmayan bir tavır — Tomorrowland ticari olsa da alt kültürün DNA'sı geçerliliğini korur: sahnede branding içecekleri yok, Floor'a bakan görüş engelli VIP locaları yok.
Dördü de oturuyorsa bir rave'dir. İki eksikse bir DJ etkinliğidir. Üç eksikse elektronik ses düzeneği olan bir düğündür. Fark, tür etiketlerinde değil gecenin mimarisindedir.
Köken
Rave'i kim icat etti — Chicago warehouse'larından Berlin metro tünellerine
Rave'in tek bir doğduğu şehir yok — üç tane var. Chicago 1985 (House Music, warehouse club'ta Frankie Knuckles), Detroit 1985 (Techno, Juan Atkins, Derrick May, Kevin Saunderson — „Belleville Three“). İkisi de sesi verdi. UK 1987-88 formatı verdi: izinsiz depo partileri, London çevresindeki tarlalarda M25-raves, Acid House'un taşıyıcı dalga olduğu 1988-89 „Second Summer of Love“.
Berlin 1990'dan itibaren gerisini ekledi: DDR döneminden kalma boş sanayi binaları, metro tünelleri, bunkerler, elektrik santralleri. Tresor 1991, Wertheim harabesinin altındaki bir banka kasasında. E-Werk 1993, kapatılmış bir trafo merkezinde. Berghain 2004, Friedrichshain'daki bir ısı santralinde. Chicago'da müzik olarak başlayan ve UK'de formata dönüşen şey Berlin'de mimarisini buldu — ve böylece rave'i küresel bir kültür fenomeni olarak sabitledi.
Bugün harita daha geniş. Bassiani ile Tbilisi. De School ile Amsterdam. Sunwaves ile Bükreş. Faust ile Seul. Vent ile Tokyo. Ama DNA her yerde aynı — ve doğrudan bu üç şehirden geliyor. Rave'leri anlamak isteyen bu üç çizgiye bakar ve nasıl birleştiklerini görür.
Ne olur
Bir rave'de ne olur — Floor, set, saatler
Floor'da aynı anda üç şey olur. DJ uzun bir set çalar, çoğunlukla 2 ila 6 saat. Crowd kolektif olarak hareket eder — senkron değil ama aynı ritimde, kimse açıklamak zorunda kalmadan. Ve zaman kaybolur. Bir saat gibi gelen üç saatti. Bir gece gibi gelen bir hafta sonuydu.
Somut olarak bir Berlin rave hafta sonu çoğunlukla şöyle geçer:
- Pre-Floor — sıra, door, vestiyer. Berghain door'u 1-3 saat sürer. Diğer club'lar daha hızlı. Henüz Floor'da olmadığını kafanda yerleştir.
- Opening-Slot — ilk bir iki saat daha yavaş, daha melodik. Erken gelen, 4'te gelenden başka bir şehir duyar.
- Peak-Time — tipik olarak 2 ile 6 arası. Floor dolu, BPM tırmanıyor, ses sertleşiyor. Aslında için orada olduğun an.
- Sunrise-Slot — club'ın penceresi varsa (Berghain'ın bilerek yok) gün ışığı setin bir parçası olur. Insta'da sana açıklanamayan his.
- Sunday-Slot — hâlâ oradaki „sonuna kadar“ fraksiyonuna aittir. Ses sakinleşir, Floor boşalır, atmosfer daha samimi olur.
Arada: sigara köşesi, bar, su, tuvalet, serinleme odası. Berlin club'larının neredeyse her zaman bir outdoor ya da bahçe alanı vardır ki Floor nefes alabilsin. Tomorrowland ve benzer mega festivaller tamamen başka bir mantıkla akar — ona aşağıda bakacağız.
Müzik
Rave Techno ile aynı şey mi — ve aslında hangi müzik çalar
Kısa cevap: hayır. Techno bir tür, rave bir format. Bir rave'de Techno çalabilir, ama House, Drum & Bass, Trance, Hardstyle, Acid, Breakbeat ya da UK Garage da. „Techno“yu „rave müziği“ eşanlamlısı olarak kullanan çoğunlukla 2010'dan itibaren Berlin club'larından bahseder, çünkü orada gerçekten Techno hakim. Ama bu bir kısaltmadır.
Rave'lerde çalan türler — en önemlileri, kabaca BPM'e göre sıralanmış:
- House (118-130 BPM) — 1985'te Chicago'da icat edildi, ilk ses. Sıcak, melodik, vokal temelli. Frankie Knuckles, Larry Heard. Bugün bunu lower-frequency club'larda ve gündüz etkinliklerinde duyarsın.
- Techno (125-150 BPM) — Detroit 1985, sonra Berlin mutasyonu. Minimal, tekrarlı, bedensel. Melodiler yerine sub-bass ve hi-hat. Berlinliler „rave“ dediğinde çoğunlukla bunu kastederler.
- Drum & Bass (160-180 BPM) — UK 90'ların ortası. 4/4 yerine breakbeat. London, Bristol. Kendi sahnesi, kendi club'ları (Fabric, Printworks).
- Trance (130-150 BPM) — Goa kökleri, sonra Tomorrowland ve ASOT üzerinden mainstream. Daha melodik, daha duygusal, build-up'lar ve drop'larla.
- Hardstyle / Hardcore (150-200 BPM) — Hollanda, sert kick'ler, hızlı BPM. Kendi festival sahnesi (Defqon.1, Q-Base). Mainstream Techno ile pek ilgisi yok.
- UK Garage / Bassline (130-140 BPM) — UK 90'ların ortası. Senkoplu beat'ler, vocal-chop'lar. London merkezli, Drum & Bass ile kardeş.
Bugün Berlin rave club'ları yüzde 80 Techno çalar. Amsterdam daha çok House çalar. Bükreş Minimal. Tbilisi UK sesi. Rave'leri sadece „Techno partileri“ olarak sınıflayan, küresel Floor manzarasının büyük kısmını gözden kaçırır.
5 tür
Rave'in 5 türü — Free Party, Club, festival, Goa, Hardstyle
„Rave“ en az beş çok farklı deneyimi kapsayan bir genel terim. Bir Free-Party Floor'unda yaşadığın şeyin bir Tomorrowland gününle neredeyse hiçbir ortak yanı yok — aynı terim, başka evren. Rave'leri anlamak isteyen bu beş formata göre kendini konumlandırır.
Bu beşten hangisinin sana uyduğu sadece zevke bağlı değil — şehre, yaşa, bütçeye ve bir Floor'da rahat hissetmek için ne kadar mimariye ihtiyaç duyduğuna bağlı. Berlin underground club'ları bilerek tasarım öğelerinden vazgeçer; Tomorrowland stage mimarisine yedi haneli tutarlar yatırır. İkisi de rave. İkisinin de kendi crowd'u var.
Kültür
PLUR — Peace, Love, Unity, Respect: Floor'un yazılı olmayan mantığı
PLUR rave'lerde gerçekten önemli olan tek kuraldır. Dört kelime, kısaltılmış: Peace, Love, Unity, Respect. 90'ların başında erken ABD rave sahnesinde icat edildi, dünya çapında benimsendi. Fikir basit — Floor'da herkes eşittir. Kimse outfiti, ten rengi, bedeni ya da kimliği yüzünden farklı muamele görmez. Bunu bozan buraya ait değildir.
„Floor'da hiyerarşi yoktur. Bakmak ya da görülmek için orada değilsin. Dans etmek için oradasın — ve herkes aynı nedenle orada.“
Somut olarak bu şu demek: sormadan çekme (Berlin club'ları telefon lensini üzerine yapıştırır — tam da bu yüzden). Kimseye dik dik bakma. Laf yok, dokunma yok, foto-stalking yok. Biri dans edip etmediğini sorarsa — dans et ya da „hayır, şimdi bir molaya ihtiyacım var“ de. İkisi de olur. Saygıdan başka doğru cevap yoktur.
PLUR aynı zamanda kızların rave'lerde emzik takmasının (bununla ilgili daha fazlası SSS'de), insanların yabancılara su ikram etmesinin, tuvalet sırasının bu kadar tuhaf bir şekilde nazik olmasının nedeni. Okunduğunda saf gelir. Floor'da bunu bir doğal şey olarak yaşarsın.
Outfit kuralları
Bir rave için nasıl giyinilir — Floor'da gerçekten önemli olan kurallar
Bir rave outfitinin tek bir işi vardır: üçüncü saatten sonra farklı bir şey istemeden seni dokuz saat Floor'da ayakta tutmak. Diğer her şey ikincildir. Bu „spor kıyafeti“ demek değil — şu demek: her parça bir Floor işlevi görür, yoksa gelmez.
İyi bir rave outfitini oluşturan altı kural — Berlin underground olsun Tomorrowland mainstage olsun:
- Üstte hareket özgürlüğü — Mesh-Tank, Long-Sleeve, Crop, Tube-Top. Düğmeli dar gömlek yok. Kolları, kumaşın nerede oturduğunu hissetmeden serbestçe kaldırabilmelisin.
- Nefes alan kumaş — pamuk, Mesh, Modal, teknik sentetik. Yün yok, yoğun polyester yok. Floor ısınır, sen ıslanırsın, kumaş bununla baş edebilmeli.
- Bol ya da yapılandırılmış pantolon — Cargo, Parachute, Wide-Leg, Stretch'li teknik pantolon. Skinny yanlış değil, ama 4. saatten sonra rahatsız. Floor'da duran alan ister.
- Gerçek tabanlı ayakkabı — Combat-Boots, Plateau, sağlam sneaker. Stiletto yok, espadril yok, henüz kırmadığın yeni ayakkabı yok. Floor yapış yapıştır.
- İşlevsel taşınan aksesuar — fermuarlı Bumbag (para, anahtar, telefon), Bandana (ter, toz, koruma), bir su şişesi. Takı sadece dans ederken rahatsız etmiyorsa.
- Giriş/çıkış için katman mantığı — dışarısı için hafif ceket ya da Bomber, içeride çıkarılabilir. Vestiyer gerçek bir yatırımdır (3-5 euro), ama sana taşıma derdini kaldırır.
Kesinlikle giymeyeceğin şeyler: beyaz kıyafet (Floor onu bir gecede mahveder), dar gömlek, sert pantolon askısı, mahvetmek istemediğin gerçek deriden her şey. Berlin underground club'larının kendi outfit kodu var (aşağıya bak Berlin vs Tomorrowland) — ama o da bu altı kural üzerine kurulu.
Kategori · Pantolonlar
Rave pantolonları — Cargo, Parachute, Leather, Wide-Leg
Pantolon, sekiz saatlik Floor'dan sonra outfitinin nasıl göründüğünü yüzde 60 belirler. Skinny giyen 4'te baldır boyu sorunu yaşar. Wide-Leg giyenin başka bir sorunu var (pantolon paçası Floor yapışkanlığında). Çözüm uçlar arasında — yapılandırılmış, nefes alan, hareket alanlı.
Dört pantolon kesimi Berlin'de ve festivallerde aynı derecede işler: Cargo (cep mantığı artı hareket), Parachute (naylon, ışık aktif, hafif), deri ya da Faux-Leather (Berlin klasiği, teri tutar), biraz Stretch'li Wide-Leg-Denim. Hangisinin sana uyduğu club'daki iklime, formata ve outfitin geri kalanına bağlı.
Kategori · Üstler
Rave üstleri — mesh, tank, crop, uzun kollu
Üst, Berlin Floor'larının en dürüst olduğu alandır. Mesh-Tank, print'li Long-Sleeve, Cropped-Tee — nefes alan ve aynı anda bedeni gösteren ya da bilerek örten her şey. Floor'da polo giyene laf edilmez (PLUR), ama 2. saatten sonra yanlış seçim olduğunu fark eder.
Üç üst tipi tutarlı çalışır: Mesh (şeffaf, hafif, iklim düzenleyici), Plain Tank (pamuk, oversize ya da dar, outfit mantığına göre) ve grafikli Long-Sleeve (daha soğuk club'lar ya da layer için). Üstüne — eğer varsa — vestiyerde bıraktığın hafif bir ceket gelir.
Kategori · Dış giyim
Rave outerwear — Bomber, Trench, Puffer
Ceket çifte rol oynar: dışarıda seni Berlin gecesinden korur, içeride askıya aittir. Sırayla vestiyer arasında işlemesi gereken şeyler Bomber, hafif Trench, kısa Puffer. Ağır outerwear (uzun palto, kalın kışlık palto) yanlış — vestiyer istemiyorsan bütün gece elinde taşırsın.
Berlin rave outerwear mantığı: yılın üç haftası hiçbir şeye ihtiyacın yok (yaz Floor'u, open-air, outdoor alanlar), sekiz ay bir Bomber ya da kısa Puffer'a, dört hafta gerçekten sıcak tutan bir şeye ihtiyacın var. Faux-Leather-Bomber üç bölgede de işler.
Bölgesel ayrım
Berlin rave vs Tomorrowland — outfitteki fark gerçekte nerede
Tomorrowland teknik olarak bir rave — elektronik müzik, Floor, birden çok stage. Ama mantık başka. Tomorrowland festival, Berlin club. Festival demek: kendini sahneleme serbest, biliklik görünür, glitter'lı outfit koordinasyonları, LED'li Crop-Top'lar. Club demek: self-display yok, outfit statement'ından önce outfit işlevi.
Bu pratikte şu demek: bir Tomorrowland outfiti (glitter, tüy, sütyen-üst-olarak, bilekte biliklik) seni Berghain kapıcısından içeri sokmaz. Bir Berghain outfiti (mat siyah, Combat-Boots, görünür branding yok) Tomorrowland'de, orada mesele olmayan bir anlamda sıradan görünür.
Hangi mantığın senin için doğru olduğu Floor'unun ne olması gerektiğine bağlı. Ses + hareket arayan Berlin underground'una gider. Ses + görünürlük + deneyim mimarisi arayan Tomorrowland formatında bir festivale gider. İkisi de rave olarak kalır. İkisinin de kendi outfit ekonomisi var.
Yaygın hatalar
İlk rave'deki en sık 6 hata
Bir Floor'da ilk kez duran çoğunlukla aynı altı hatayı yapar. Hiçbiri felaket değil — ama hepsi birlikte ilk gecenin hayal kırıklığıyla bitmesine yol açar. Bunları bilen ertesi sabah bir ders yerine bir story ile çıkar.
Aksiyon
İlk rave outfitin için ilk 4 parçan
Başlamak için 20 rave-piece'e ihtiyacın yok. Floor gecelerinin yüzde 80'inde yanında olan dörde ihtiyacın var. Diğer her şey bunun etrafında kurulur.
Şu sırayla: bol bir Cargo ya da Parachute pantolon (ana taşıyıcın), bir Mesh ya da Plain Tank (nefes alan, kolay yıkanan), kırılmış bir Combat-Boot ya da sağlam sneaker (9 saatlik Floor seansları için), fermuarlı bir Bumbag ya da küçük bir Crossbody çanta (para, anahtar, telefon, su için). Opsiyonel beşinci: oraya gitmek için hafif bir Bomber.
Gerçekte outfit’ler
Berlin Floor'unda gerçek rave outfitleri
Kendi rave outfitini kurmadan önce bunun gerçek bir Floor'da nasıl göründüğüne bak. Yukarıdaki beş format feed'de Lookbook fotoğraflarından farklı görünür — daha terli, daha az kusursuz, belirgin şekilde daha giyilmiş — ve tam da bu yüzden işler.
Bu, para harcamadan önce rave mantığının senin beden tipine oturup oturmadığını kontrol etmenin en hızlı yolu.
Son olarak
Rave bir etkinlik değil — bir hâldir
Bu rehberden tek bir şey aklında kalacaksa, o da şu: bir rave location, headliner'lar ya da bilekteki biliklikle tanımlanmaz. Floor ile crowd arasında olanla tanımlanır. Floor'u anlayan kendi rave'ini kurar — ister Berlin'deki bir metro tünelinde, ister bir Tomorrowland mainstage'inde, ister Cottbus arkasındaki ormanda.
Bu rehberin tüm mantığı tek bir cümleye indirgenebilir:
Kurallar 80'lerin sonundan beri sabit kaldı ve öyle kalacak — Floor, crowd ve 4/4 bir araya geldiği sürece. Ama ilk kez gitmeden önce her şeyi ezbere bilmen gerekmiyor. Bir underground club ya da bir Free Party ile başla, outfiti bir gece boyunca giy, ertesi sabah kendine dürüstçe bunun senin dünyan olup olmadığını sor.
Evetse, Berlin Floor'larını 1990'dan beri bir arada tutan şeye sahipsin — sana para, ten rengi ya da outfit markası sormayan bir alt kültür. Sadece dans edip etmediğini soran.
FAQ
Rave'ler hakkında sıkça sorulan sorular
Sık sık DM ve e-posta ile aldığımız sorular — kısa, net, dolambaçsız.
Rave'ler yasal mı?
Bazı rave'ler neden yasa dışı?
Kızlar rave'lerde neden emzik takar?
Rave'lerde uyuşturucuların bir rolü var mı?
Tomorrowland bir rave mi?
„Rave“ Almanca'da tam olarak ne demek?
Bir rave'e girebilmek için kaç yaşında olmak gerekir?
Daha önce hiç rave'e gitmediysem ne giyerim?
Sen ne düşünüyorsun?
Bize buradan yaz: @fuga_studios
Yazar hakkında
Philipp Fuge — Founder · Berlin
Fūga Studios'un founder'ı. Journal'i kendisi yazıyor. Berlin · Shanghai · Tokyo · Poznań — dört şehir, tek mantık.



























